İLÇE MÜFTÜSÜ ADEM ÖZDEMİR'İN MEVİLİD-İ NEBİ MESAJI

İLÇE MÜFTÜSÜ ADEM ÖZDEMİR'İN MEVİLİD-İ NEBİ MESAJI
26 Ekim 2020 - 10:55

İLÇE MÜFTÜSÜ ADEM ÖZDEMİR'İN MEVİLİD-İ NEBİ MESAJI


Önümüzdeki Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece, Habib-i Kibriya Muhammed Mustafa (s.a.s)’in dünyayı teşriflerinin yıl dönümü olan Mevlid Gecesini idrak edeceğiz. Peygamberimiz 571 yılı Nisan’ın 20’sine rastlayan Rebiu’l-evvel ayının 12. Pazartesi gecesi tan yeri ağarırken Mekke’de dünyaya geldi. Babası Abdullah, annesi Âmine’dir. Babası Abdullah onun doğumundan iki ay kadar önce vefat etmiş bu mutlu güne erişememişti.

Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan Peygamberimizin doğumu, Allah’ın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade buyurulmaktadır:

“Andolsun ki Allah, müminlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arındırıp tertemiz yapan, onlara Kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur.” (Âl-i İmrân, 3/164.)

Resûl-i Ekrem Efendimiz, insanlığın umudu, müminlerin sevgilisi, âlemlerin rahmet vesilesidir. Kur’an-ı Kerim’i bize aktaran, anlatan ve yaşayarak öğreten odur. Dünyada huzur ve güvenin, ahirette sonsuz mutluluğun anahtarı, onu model almak ve onun gibi yaşamaya gayret etmektir. Zira o, bize şöyle seslenir:

“Kim Rab olarak Allah’ı, din olarak İslâm’ı ve peygamber olarak Muhammed’i kabul ederse, imanın tadını alır.” (Müslim, İman, 34)

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Mevlid-i Nebi Haftasını kutlayacağız. Başkanlığımız bu yıl Mevlid-i Nebi Haftasının temasını “Peygamberimiz ve Çocuk” olarak belirlemiştir.

Çocuk, anne babaya yüce Allah tarafından bahşedilmiş en değerli armağandır. Çocuk, ebeveyn için büyük bir nimet olduğu kadar aynı zamanda kıymetli bir emanettir. Bu açıdan, çocukların bedenen ve ruhen sağlıklı bir şekilde, zamanın ihtiyaçlarına göre yetiştirilip güzel ahlak ile terbiye edilmeleri, söz konusu emanete karşı en temel sorumluluktur. Nitekim Peygamber Efendimiz, bu sorumlulukla çocukları hayata hazırlama noktasında büyük bir önem ve özveri gösteren ebeveynleri methetmiş:

“Bir baba, çocuğuna iyi terbiyeden daha değerli bir hediye vermemiştir.” (Tirmizî, Birr, 33) buyurarak bu hususun önemine işaret etmiştir.

Peygamberimiz torunlarını sık sık kucağına alır, öper, sever ve bağrına basardı.

Hz. Ali anlatıyor: “Bir defa Peygamberimize bir Bedevi gelip:

—Ey Allah’ın Resulü! Siz çocuklarınızı öper misiniz, biz çocuklarımızı öpmeyiz, dedi. Peygamberimiz:

—Allah senin gönlünden şefkat ve merhameti çekip çıkarmıştır, ben ne yapabilirim buyurdu. (Buhârî. “Edeb”, 18)

Çocuklar sevilip okşanırken kız ve erkek çocuğu ayırımı yapılmaz, yapılmamalıdır. Çünkü dinimiz erkek çocuklarının kız çocuklarına tercih edilmesini hoş görmez.

Enes İbn Malik (ra.) anlatıyor: “Peygamberimizle beraber bulunan bir adamın yanına oğlu geldi. Adam oğlunu öptü ve dizine oturttu. Daha sonra kızı geldi, onu önüne oturttu. Bunun üzerine Peygamberimiz: “Onlara aynı şekilde davranman gerekmez mi idi?” Buyurarak adamı uyardı. (Mecmau’z-Zevaid, 8/156)

“Kim ki üç tane kız çocuğu yetiştirir, güzel terbiye eder, everir ve onlara iyilikte bulunursa onun için cennet vardır.” (Ebû Dâvud, “Edeb”, 131)

Peygamberimiz, hastalandıklarında büyükleri ziyaret ettiği gibi küçükleri de ziyaret eder, geçmiş olsun der ve dua ederdi. Enes İbn Malik (ra.) diyor ki: Peygamberimize hizmet eden bir Yahudi çocuğu vardı. Hastalanmıştı. Peygamberimiz ona geçmiş olsun ziyaretine gitmişti. Başucuna oturup:

—Yavrum! Müslüman ol, dedi. Çocuk babasına baktı. Babası:

—Ebu’l-Kasım’a itaat et, oğlum, deyince, çocuk Müslüman oldu. (Ebû Dâvud, “Cenaiz”, 2)

Peygamberimiz sokakta oynayan çocukların yanlarından geçerken onlara selam verir ve onlarla ilgilenirdi. Bütün bu örnekler, Peygamberimizin çocukları ne kadar sevdiğini ve onlara ne kadar ilgi duyduğunu göstermektedir. Hatta Peygamberimiz ibadet esnasında bile çocuklarla ilgilenmekten geri durmazdı. Ebu Katade (ra.) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Çok kere ben namaza uzun okumak niyetiyle dururum da geriden bir çocuğun ağladığını duyunca anasına zahmet vermeyeyim diye kısa keserim.” (Buhârî, “Mevakitu’s-Salât”, 65)

Bu vesileyle Peygamberimizi daha yakından tanımaya, anlamaya ve bilhassa çocuklarla iletişimini yeniden hatırlayarak hayatımıza taşımaya gayret edeceğiz.

Mevlid-i Nebi gecenizi tebrik ediyor, haftamızın İslâm âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum